Magazin

Seda Sayan “TV8’i Ben Alacaktım!”

seda sayan tv8i ben alacaktım

Başarılı sunucu  Jülide Ateş’in sunumuyla 40, Haber Global ekranlarında her Perşembe ekrana gelmeye devam ediyor. Jülide Ateş’in 3 Eylül Perşembe akşamı konuğu Seda Sayan oldu. Programın ilgi çekici başlıklarından biri de Seda Sayan’ın “TV8’i ben alacaktım!” demesi oldu.

Seda Sayan neden kendi tv kanalını kurmadı?

Belki bunu Acun da şimdi ilk defa duyacak; Acun’un aldığı kanalı önce ben alacaktım! Acun çok zeki bir adam, Acun’un bir kanalı alması çok daha akıllıca ve yönetmesi daha kolay neden; çünkü Acun’un elinde formatlar var. Kendini update eden, yetiştiren, dünyayı takip eden inanılmaz zeki bir adam Acun. Acun Ilıcalı, benim gördüğüm televizyoncuların içindeki en zeki adamlardan biri. Ben alsaydım zarar ederdim, onun için vazgeçtim. Acun hak etti de, ben onu hep alkışladım, alkışlıyorum. Ben iyi ki almamışım zarar ederdim! Batacaktım, 3 tane evim var onlar da gidecekti!

Şiddet uygulayan babanızı affettiniz mi?

Affettim. Ablam affetmiyor, ablama diyorum ki rahat bırak kendini, bırak artık. Babamın mezarına gidiyorsun, mesela ben gidemiyorum ama ben hep affettim! Ben ölmeden önce de affettim. Annemin çektiği o ızdıraba, bize yaptıklarını anlıyordum sanki… Biz çok fakirdik. Bu adam neden içiyor, neden içip içip karısına zulmediyor, neden çocuklarına zulmediyor, neden şiddet? Ben o nedenleri demek ki tolere edebiliyordum ki, onu affettim. Çok sık ayrılık yaşanıyordu bizim evde, benim annem hep sokağa atılıyordu babam tarafından hep!  Sonra Babam, Annemi aramaya gittiğinde, yerini söyleyen ben oluyordum. Annem yerini benden saklıyordu babama söylemeyeyim diye. Çünkü anneme bu kadar zulmetmesine rağmen, babam perişan oluyordu. Bize o şiddeti uygulayan, eve inşallah bugün gelmez dediğimiz babamız bitiyordu, annemi evden attığında, annem evi terk ettiğinde, o babam, annem gittiğinde bitiyordu. Ben o zaman annemi daha güçlü görüyordum. Aciz duruma düşen babamı anneme götüyordum. Tabii o zaman da annemden dayak yiyordum…

seda sayan 40 programı

Estetik operasyon yaptırmak sizde bir takıntı mı?

Takıntı değil. Güzel olmayı seviyorum, güzel görünmeyi seviyorum. Seni izleyenlere takip edenlere saygıdır. Mesela benim dudaklarımda silikon yok, dokunuşlar ve dolgular var ama, yaptırdığım estetiklerin beni geri götürmesine dikkat ediyorum. Ne yaptığımın farkında mıyım farkındayım. Yaradanın bana emanet ettiği vücuda iyi baktığıma inanıyorum. Sen de git ol. Al benim resmimi git. Her eleştirinin altında hayranlık yatar ya. Mesela resim koyuyorum, kadınlara bakıyorum; kadınlar birbirine ne kadar acımasız… Şuna bak, şunun haline bak, git evinde otur, emekliye ayrıl yazıyorlar; niye gidip evimde oturayım? Sen oturuyorsun ya! Sen oturdun da ne halt ettin? Bırak ben çalışıyorum ya! Sen çok başarılıysan oturmaya devam et! Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok! Bizim ülkemizde maalesef ki böyle bir bakış var. Sen de git, bütçen ne kadar elverişliyse sen de yaptır, sen de kendine bak.

Pişman olduğunuz ilişkiniz hangisi?

Hiçbir ilişkimden pişman olmadım! Ben yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım! İstedim yaşadım! Talep gördüm, ben istedim ama istendim de! Yaşanması gerekiyordu. Ama bir sözümün yine arkasındayım. Ben flört etmeyi bilmiyorum. Ben mahallede büyüdüm. Bizim mahallemizde bir kızla bir erkek bakışıyorsa, biz diyorduk ki onlar bakışıyorlar. Biz böyle büyüdük. Flört etmeyi bilmiyorum, gidiyorum evleniyorum! Bu bir hataysa… Siz flört ediyorsunuz, 6 ay flört ediyorsunuz aynı evde yaşıyorsunuz ayrılıyorsunuz! Ben gidiyorum evleniyorum aynı evde yaşıyorum yürümüyor ayrılıyorum. Şimdi yine bir şey olsa şimdi gider evlenirim. Ama evliliği düşünüyor musun dersen düşünmüyorum böyle iyiyim…

Oğlunuz onay verirse evlilik için gaza basar mısınız?

Ben başarısız oluyorum evliliklerde. Durdum şimdi, belki de evlensem olur… Tek başına yaşamak da kötü. Yardımcım da evine gidiyor, tek kalıyorum. Beraber oturup film izleyeceğin, hayatı paylaşacağın biri olmalı… Oğulcan karışmaz… Ben onun ne kadar iyi olmasını istiyorsam, o da benim iyi olmamı mutlu olmamı istiyor. Yaptığım kötü bir şey yoktur, ben kimsenin canını yakmam, eğer birisiyle bir şey yaşanacaksa da yaşanır.

Seda Sayan hiç aldatıldı mı?

Aldatıldım. İsim vermeyeyim ama, aldatıldım. Bunu hiç kimse kadın da erkek de yaşamamalı. Bu bir erkeğin de başına gelmemeli. Bu bir insanın kendisini çok kötü hissettiği, kendisini sorguladığı belki de faturayı kendine çıkardığı bir şey… Allah’tan benim maneviyatım güçlüdür de, bazı insanlarda çok büyük yaralar açabiliyor;  iyi tolere ettim, hayatıma kaldığım yerden devam edebildim. Aldatıldım mı evet aldatıldım.

Sanki bizleri daha çok aldatıyorlar gibi… Bizim gibi kadınların hayatındaki erkeğe diğer kadınlar daha çok ilgi duyuyor, ‘bunda ne var’ gibi…  En büyük zararı kadın kadına veriyor zaten! Bizim erkeklerimizin doğasında var; saflar. Etrafımdaki evli erkek arkadaşlarımı uyarıyorum bakın aldattığınız zaman, ‘karım nerden duydu’ diyorsunuz, o söylüyor! Bunu çok ustalıkla yapıyorum zannediyorsunuz, eşini aldattığın kadın senin eşine seni anlatıyor ‘şu anda benimle birlikte’ diye! Ders veriyorum artık yazık!

Seda Sayan’ın idealindeki gelin nasıl biri?

Benim idealimdeki gelinden çok, oğlumun mutlu olması önemli. Çünkü Allahım esirgesin benim bir tane yavrum var. Belki evlenecek, olmayacak, başka evlilik yapacak, bunların hiçbirini bilemeyiz. Benim kafamda gelin modeli yok. İyi olsun yeter. İyi. Evet doğru. Oğlumu sevsin yeter. Ben çok eğlenceli bir kaynana olurum. Ben çok eğlenceli bir kadınım. Bana gelin olacak kız bence çok şanslı. Kendini ti’ye alan, kendiyle dalga geçebilen bir kayınvalidesi olacak. Benim çocuğum çok vicdanlı, vicdan içimizdeki Allah’ın sesi, inşallah Allah onun karşısına vicdanlı bir kızla evlilik yapmayı nasip etsin. Karşısına çıkarsın demeyeyim, Ezgi kırılmasın. Ezgi mutlaka ki öyledir. Vicdanlı bir kızdır. Ezgi güzel bakıyor, iyi yetiştirilmiş bir kız… Beğeniyorum. Bir gün kendi kararlarını kendileri verecekler.

Kadına şiddet nasıl son bulur?

Derine indiğinde kültürle alakalı bir şey. Ben İstanbul Sözleşmesine evet diyorum, iptaline karşıyım. İstanbul Sözleşmesi iptal edilmemeli. Kadına şiddet de cezalar ağırlaştırılmalı. Emine hanım bu konuda çok hassasiyet gösteriyor, Emine Hanım bu konuya el atmalı. Bu cezalar ağırlaştırılmadıkça, bu kadınlar daha çok korunmaya alınmadıkça; her gün tv’lerde bir kadın ‘öldürülmemi mi bekliyorsunuz’ diye bağırıyor çırpınıyor. Cezalar ağır olmalı. Ben şiddetin göbeğinde büyümüş bir çocuk olarak söylüyorum; bizim gidecek bir yerimiz yoktu. Şimdi polis sahip çıkıyor… Biz karakola gidip babamı şikayet ettiğimizde ‘kocandır döver’ diye geri gönderiyordu, eskiden böyleydi! Ama bu böyle kalmamalı. Bu adamlar kravatını takıyor, mahkeme salonuna çıkıyor, hafifletici neden!!! Mahkemedeki görüntüsüymüş, böyle bir şey yok! Kadına şiddet uygulayan erkeğe, bunlara cevap hakkı bile verilmemeli! Gerekiyorsa Cumhurbaşkanına yalvaracağım gidip.

Seda Sayan yandaş sanatçı mı?

Öyle algılanıyorum. Yandaş sanatçı muamelesi görüyorum. Bazen Cumhurbaşkanı yalakası diyenler de oluyor. Bunlar umrumda mı hiç umrumda değil! Bir Cumhurbaşkanı sizi bir davete çağırıyorsa, icabet etmelisiniz. Benim yakın olduğum sadece Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi değil ki. Ben Turgut Özal Beyefendiye de çok yakındım. Tansu Çiller, stüdyoda program yaparken stüdyomun kapısından bana sürpriz yapmış gitmiş bir hanımefendidir. Süleyman Demirel’le de çok yakındım. Bunlar konuşulmuyor, neden Recep Tayyip Erdoğan konuşuluyor? Size ülkenin Cumhurbaşkanı size bir davetiye göndermişse, bunu kabul edip oraya gitmenizin ne sakıncası var? Buna bu gözle bakanlar utanmalı bence. Tabii ki gideceksiniz. Yine çağrılayım yine giderim. Sayın Kılıçdaroğlu çağırdı da gitmedik mi?

Seda Sayan, Kılıçdaroğlu ve Akşener’e hala kızgın mı?

Meral Akşener’in büyük bir gafıydı… ‘Biz de bu sanatçıları tanımayacağız’ dedi. Siyasetçi olan sizlersiniz, bizi niye karıştırıyorsunuz? Sayın Kılıçdaroğlu bizi bir yere davet etmiş de biz gitmemiş miyiz? Ben böyle bir davet almadım. Meral Akşener tarafından da böyle bir davet almadım. Biz davete gidiyoruz, devlet büyüklerinin davetine gitmemek bir saygısızlıktır. Oraya gitmek orada olmak, taraf olmak demek değildir. Bu yeni böyle bir abuk sabuk hale getirildi. Sanatçı kimsenin değildir. Politikacılar değişir sanatçı durur orada. Ben kaç tane lider saydım, hepsi gitti. Bu Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı. Ben Tansu Çiller’i tanıdım, Süleyman Demirel’i, Turgut Özal’ı, Mesut Yılmaz’ı tanıdım. Bunlar konuşulmadı da, neden Recep Tayyip Erdoğan’ın davetinde eşlik etmek neden bu hale getiriliyor?

Turgut Akyüz sizi korumak isterken mi öldürüldü?

Turgut Akyüz’ün başına bu elim olay geldiğinde, o gece orada yoktum, Allah rahmet eylesin… Sanıyorum Gönül Yazar sahnedeymiş, Gönül hanım daha iyi bilir bunu. Şarkı yüzünden, ceviz kabuğunu doldurmayan bir tartışma çıkmış, benim de sonradan öğrendiklerim bunlar… Buna en iyi cevap verecek kişi Gönül Yazar. O zaman da magazin böyleydi, magazinselliştirmek olayı, bana bağladılar. Benimle hiç alakası yoktu, eylemi yapan kişi de anlatmıştı. Benim İzmir’e kaçmak gibi bir durumum da yoktu, İzmir’le bağlantım da yoktur, öyle bir şey de yaşamadım ben… Hiçbir tedirginliğim de olmadı, çok üzüldüm ama…

Yorum Yap