"Selina'nın Okul Macerası" Yazarı Konuştu!

selinanin-okul-macerasi

Nihal Yeşiltaç Oran/Özel Haber

Okul fobisi olan çocuklar için kitap yazan İdil Öztürk Başara ile Selina'nın Okul Macerası isimli kitabı hakkında konuştuk.
İdil Öztürk Başar kimdir? Selina'nın Okul Maceraları nasıl doğdu? Ve Selina Maceraları serisi düşünüyor musunuz diye sorduk.
Yazarın aydınlatıcı ve samimi cevapları şöyle oldu:

"Eskişehir Anadolu Lisesi ve Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliğinden mezunum. 15 yıldır da Antalya/Belek’de 5 yıldızlı bir otelde Yönetim Kurulu Başkanı Asistanı olarak görev yapıyorum. Yazdığım toplantı notlarının bir gün işe yarayacağını biliyordum.

Kendimi yazarak daha iyi ifade ettiğimi ve bundan da çok mutlu olduğumu görünce, ilk olarak kendime bir blog açtım. “www.idilob.com” . Blogun mottosu neşeli aile bloğumuz. Samimi ve içten bir blog. Nehir büyürken yaşadıklarımız, okulda yaşadığımız sorunlar, kitap önerileri, yemek tarifleri vs.. Biraz her telden, içimden geldiği gibi yazdığım bir blog. Şimdi Selina’nın Maceraları nasıl doğdu, bir anneye çocuk kitabı yazdıran neydi ? kısmına gelecek olursak;

Kızım Nehir 12 yaşında ve her gece ona kitap okuyorum. Daha doğrusu ilk 6 yıl ben ona okudum, 6 yaşından beri de birlikte okuyoruz. Fakat okuyacak kitap, anlatacak masal bulmakta zorlandığım bir süreç oldu. İnsan anne olduktan sonra her şeye, hayata bakış açısı değişiyor. Çocuğuna uygun olup, olmadığını sorgulamaya başlıyor. Dünya klasikleri inanılmaz. Hepsi ama istisnasız hepsi hikayesinin içinde kötülük barındırıyor. Her zaman iyi ve kötünün savaşını anlatıyor. Evet çoğu zaman iyi kazanıyor ama kötülüğü, büyücüyü, cadıyı, canavarı da çocuğun aklına sokuyor. Beni en çok üzense bu masallar çocuklarımıza 3 yaşından itibaren anlatılmaya başlanıyor. Tevekkeli boşuna psikologlar çocukluğa döndürmüyor insanları. Çocuklarımızın o tertemiz beyinlerine neler yüklüyoruz.

Şimdi bir düşünsenize, Hansel ve Gratel, Pamuk Prenses, Rapunzel, Uyuyan Güzel, Cinderalla… böyleeee uzar gider. Cadıların, büyücülerin ve kötü üvey annelerin yanı sıra beni üzen diğer bir noktada, kötülük yapanların da kadın, mağdur olanın da kadın olmasıydı. Ayrıca kurtarılmak için bir prens beklenmesi de ayrı bir sorundu. Sonra kurbağayı öpmek zorunda kalan Prenses gibi anlamsız konular da bence çocukların taze beyinlerine yüklenmemesi gereken, gereksiz işler.

Daha sonra ben de kendi masalımı kendim yazarım dedim ve Selina’nın maceralarını yazmaya başladım. İlham kaynağım kızım oldu. Yaşadığımız otel, buradaki doğa, arkadaşları vs.. Hatta kahramanımızın ismini Nehir’in sınıfında yaptığımız bir anketle, çocuklar belirledi.

Resimlerini Aygül Öveç Avcı çiziyor. Harika da bir iş çıkarıyor. Beynimdekileri, hayallerimi neredeyse bire bir canlandırıyor. Buradan ona da bir kez daha teşekkür ediyorum. Zaten aslına bakarsanız bu ikimizin de macerası. Selina’da şu anda etrafta dolaşan, ne olduğu belirsiz, eciş bücüş kahramanlara inat, çocuk gibi çocuk, afacan ve sevimli bir karakter oldu. 

Hikayede vurgulamak istediğim diğer bir hususta “doğa ve hayvan sevgisi” . Beton apartmanların içinde, tabletlerin sanal dünyasında hapsolmuş çocuklara, unuttukları doğayı, mahalle arkadaşlığını hatırlatmak istedim. Gittikçe betonlaşan dünyada çocuklarımıza tekrar doğa sevgisini aşılamak amacındayım. 

Bu hikayenin en önemli özelliği, bir çok pedagogdan, öğretmenden ve anneden destek alınarak oluşturulmuş, kısmen kendi kızımla yaşadıklarımdan yola çıkılarak yazılmış gerçek bir hikaye olması. Daha da önemlisi; içinde hiçbir subliminal mesaj, şiddet, korku, canavar, büyücü vs. içermemesi. 
Serinin ilk macerası “ Selina’nın Okul Macerası” yayınlandı. İnternette ve tüm kitapçılarda bulabilirsiniz. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen kitaplar listesine de girdi ve Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü mezunu Sn.Funda Topaloğlu tarafından da önerildi. İkinci maceramız “Selina’nın Yaz Tatili Macerası” da çok yakında kitap raflarındaki yerini alacak.


1 yorum:

  1. Umarım okuyan herkes en az benim kadar heyecanlanır. Çocuklar okurken, benim yazarken aldığım kadar keyif alır....

    YanıtlaSil